Hayır Diyememek

Hayır Diyememek

Hayır diyememek, günümüzde pek çok insanın karşılaştığı fakat çoğu zaman ne olduğunu anlamlandıramadığı psikolojik bir durumdur. İstemediği bir duruma “evet” demek, sınırlarının fazlasıyla üstünde olan istekleri kabul etmek zorunda kalmak veya karşısındaki insanı kırmamak için kendinden ödünden vermek bu durumun en sık görülen örneklerindendir. Aslında bu şekilde ilişkileri koruduğumuzu zannetsek de ruhsal dengemizi olumsuz biçimde etkiliyor.

Hayır diyememek, direkt olarak sınır koyma becerisiyle ilişkilidir. Sağlıklı sınırlar ve sağlıklı iletişimler bireyin kendisini güvende hissetmesini sağlar. Fakat sınırlarını koruyamayıp sürekli “evet” diyen bireyler zaman içerisinde tükenmişlik, değersizlik hissi ve bastırılmış öfke gibi sorunlar yaşayabilir. Bu sebeple hayır diyememek yalnızca bir iletişim problemi değil, aynı zamanda psikolojik bir durumdur.

Hayır Diyememek Neden Olur?

Hayır diyememenin temelinde çoğu zaman öğrenilmiş davranışlar vardır. Çocukken “uslu çocuk” olduğu zaman ödüllendirildiği, itiraz ettiği zaman cezalandırıldığı aile ortamlarında büyüyen bireyler; yetişkin oldukları zaman da uyumlu olmayı zorunlulukmuş gibi algılayabilirler. Bu kişiler için hayır demek, farkında olmadan “yanlış bir şey yapmak” anlamına gelir ve suçluluk hissi yaratır.

Bir diğer önemli etken ise reddedilme ve dışlanma korkusudur. İnsanlar sosyal varlıklardır ve kabul görmek isterler, kabul görmedikleri ortamda ise huzursuz hissederler. Ancak bazı kişilerde “kabul edilme” ihtiyacı o kadar yoğun bir hale gelir ki, ilişkilerini sürdürebilmek ve dışlanmamak için kendi isteklerinden vazgeçmeyi, kendi mutluluklarını yok saymayı normalleştirirler. Bu noktada hayır diyememek, ilişkiyi korumak için savunma mekanizması haline dönüşür.

Hayır Diyememe Nedenleri Nelerdir?

Hayır diyememenin nedenleri arasında düşük benlik saygısı çok önemli bir yere sahiptir. İnsan kendi ihtiyaçlarını ve kendi mutluluğunu yeterince değerli görmediğinde, başkalarının taleplerini daha önemliymiş gibi algılar ve sanki diğer insanların isteklerini yerine getirmediği zaman sevilmeyeceği endişesine kapılır. “Zaten benim isteğim pek de önemli değil” düşüncesi, hayır demeyi zorlaştırır ve bireyin kendini sürekli geri plana atmasına neden olur.

Buna ek olarak, suçluluk duygusu da hayır diyememe konusunda oldukça güçlü bir etkendir. Kişi “hayır” dediğinde karşısındaki insanı üzmekten, kırmaktan ya da hayal kırıklığına uğratmaktan korkar. Özellikle empati duygusu yüksek ve duyarlı bireylerde bu durum daha yaygındır. Ancak sağlıklı empati yapmak kişinin kendini sınırlarını ihmal etmesi anlamına gelmez.

Hayır Diyememek Ne Anlama Gelir?

Hayır diyememek, bireyin kendi isteklerini, sınırlarını veya ihtiyaçlarını göz ardı ederek başkalarının taleplerine sürekli olarak “evet” demesi anlamına gelir. Kişinin ne istemediğini bilmediği anlamına gelmez. Aksine çoğu zaman kişi ne istemediğinin farkındadır ama bunu dile getirmekte zorlanır. Bu durum, bireyin kendini savunmakta zorlandığını gösterir. Aslına baktığımızda sorun farkındalık değil, bu farkındalığı davranışa dökebilmektir.

Psikolojik açıdan baktığımız zaman hayır diyememek, “İlişkiyi kaybetmemek için kendinden vazgeçmek” anlamına gelir. Bu durum uzun vade de baktığımızda kişinin öz saygısına zarar verir. Birey dışardan fedakâr ve anlayışlı olarak tanımlansa da kendi iç dünyasında anlaşılmadığını ve görülmediğini hissedebilir.

Hayır Demeyi Nasıl Öğreniriz?

Hayır demeyi öğrenmek, bir anda olabilecek bir değişim değildir; pratik yaparak zamanla gelişen bir beceridir. Öncelikle kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesi ve bunu normalleştirmesi gerekir. “Hayır demek bencillik değildir ve bizi kötü biri yapmaz” düşüncesini zihnine entegre etmesi oldukça önemlidir. Kişi kendi sınırlarını korumanın ilişkileri bozmak zorunda kalmadan yapılabileceğini deneyimleyerek öğrenir.

Davranışsal olarak ise öncelikle küçük adımlarla başlamak gerekir. Herkese ve her şeye bir anda hayır demeye çalışmak yerine düşük riskli durumlarda net ama sakin bir şekilde ifade etmek daha etkilidir. “Şu an bunun için zaman ayıramam.”, “Bugünü kendime ayırmak istiyorum.” gibi açıklayıcı ama savunmacı ya da tehditkâr olmayan cümleler, kişinin kendini ifade etmesini hem de suçluluk duygusuyla baş edebilmeyi kolaylaştırır. Zaman geçtikçe hayır demek, kaygı veya suçluluk hissettiren bir durum olmaktan çıkar onun yerine sağlıklı bir iletişim şekline dönüşür.

Hayır Diyememek
Bize Ulaşın
Detay Sayfa Form